Denemelere Dön NASILSIN?

NASILSIN?

Ulan Musa @musafalan 22 May 2026

Titriyorum bunca anlamsızlık içinde kalmış bir dal hayalin üstünde; ölüyorum sanki her kurduğum hayalde. Bilmiyorum, hayat nereye savuruyor beni? Hangi rüzgarda, hangi duygumu kaybediyorum yine? Üşüyorum işte... Ellerim, ayaklarım bomboş; bir yılgınlık var üzerimde. Ayaklarımda derman yok, dizlerimde kuvvet yok; kendimi taşımaya dahi mecalim yok aslında.

Sahiden nasılım? Bir karar fırtınasının ortasında kalmış ağaç gibi mi, yoksa okyanusun ortasında tüm sulara rağmen hâlâ batmamaya çalışan bir kara parçası gibi mi? Üzdü mü hayat beni, yoksa kırdı mı en çok çiçek açtığım yerleri? Anlatmıyorum kimseye nasıl olduğumu. Yazı yazıyorum sadece; içimdeki kırıklıklarımı döküyorum buraya. Kaçıyorum herkesten; kaçıyorum kendimden, varoluşun verdiği kahredici acılardan.

Sahiden nasılım, bilmiyorum. Sokakta bırakılmış bir evsiz gibiyim. Hem zaten ev dediğin her zaman dört duvardan ibaret olmaz; kalbi de sokakta kalabilir insanın. Kalbi de evsiz, yurtsuz kalır bazen. Bilemez nereye gideceğini, nasıl gideceğini veya ne yapacağını... Oluverir her şey bir anda; düşer insan o hiç istemediği çukura, bulaşır o çamur parçasına. Bir sigara yakar sonra, oturur balkonun ücra köşesinde, düşünür: "Ben nerede hata yaptım?" diye. Öldürür içinde büyüttüğü çocuğu; öldürür yaşama umutlarını, soldurur en sevdiği çiçekleri.

Gülemez bazen acılarından, nefes alamaz. Soramaz kimseye nasıl geçeceğini; anlatamaz kimseye hiçbir bokun hâlâ bitmediğini. Sindiremez duyguları, alışamaz yokluğuna. Hiçbir şeyi unutmaz aslında insan; sadece alışır veya alışmış gibi yapar işte. Anıların verdiği o sancılarla geçirir gününü. Olanlar, olamayanlar, sevdikleri ve dahi sevemedikleri gelir gözünün önüne. Yersiz yurtsuz bir yaşam sürer insan; sığamaz dört duvarın arasına, duvarlar üzerine gelir bazen. Vurulmuştur en güvendiği yerden; güvenemez mesela.

Uzaklaşmak ister bazen; hissettiği her şeyden uzaklaşmak ister, hayattan soyutlamak ister kendini. Bir patika misali yürüdüğü yolda artık koşarak geçmek yerine, yavaş yavaş yürümeyi tercih eder. Kabullenir, ne kadar hızlı geçse de paçasına bulaşan o çamuru. Kaçmaz artık o çamurdan, içine batar.

Ne garip; insanın her düştüğü yerde bir de eşantiyon dertleri olur. Hiçbir dert tek başına kalmaz hayatta; biri geldi mi diğeri, sonra diğeri, sonra diğeri ve sonra diğeri... Yüreğini yakar insanın. Kimine göre olgunlaşır insan üzüldükçe ama kimine göre de çocuklaştırır acılar; öldürür olgunluk duyusunu. Düşünek istemez bir halde, bir sokak kenarına atıverir bazen.

Sömürgecidir aşk hayatta; senin tüm güzelliklerini sömürür ve sadece nefes alan bir ruh bırakır geriye. Zaten hangimiz aşktan sömürüldükten sonra bir daha düzgün nefes alabildik ki hayatta? Göğsü sıkışıyor, gözleri acıyor ama uyuyamıyor insan bazen. Tüm yaşadıkları geliyor gözünün önüne; unuttu sanılan her detay geliyor gözünün önüne. Köprü misali geçiyor insan anılarının arasından; bulamıyor yolunu, bazen göremiyor önünü. Sonunun ne olacağını bilemiyor işte...

Sahiden, nasılım?

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap.

← Tüm Denemeler
#picemiyeti
Pişman İnsanlar Cemiyeti
Canlı Yayın • Karma Türkiye     Canlı Yayın • Karma Türkiye