Gidecek yerim yok, kalacak evim yok. Bir kuytu sokak başında yalnız başıma oturuyorum; sadece hafif hafif bir şarkı eşlik ediyor rüzgarla birlikte yalnızlığıma. Bir yere ait hissedemiyorum kendimi. Sözlerimi açıklayamıyorum kimseye, açıklamaya mahal de bulamıyorum zaten. Açıklayacak kimse de kalmadı çevremde açıkçası.
Bir insanın omzuna yaslanıp ağlamak nasıl bir his? O yağmur gibi akan gözyaşlarıyla rahatlamak nasıl bir his? Gerçekten iyi hissettiriyor mu insana?
Son aylarda değişik bir hal durumuna girdim. İnsanlar buna "uyku düzensizliği" diyor ama değil; uyuyamıyorum, uyuyunca uyanamıyorum. Uykum düzensiz değil aslında; hayatımda bana enerji verecek, beni en azından uyutacak kadar rahatlatacak hiçbir şey olmuyor son zamanlarda. Hayatımda gülmüyor yüzüm, eskisi gibi parıldamıyor gözlerim; sevmiyorum kendimi eskisi gibi.
Ne garip; insan bazen neden kötü olduğunu bilmiyor. Neden bu his var içinde, neden acı çekiyor durup dururken, neden istemiyor insanları tanımayı, neden o garip hisleri hissediyor... Hiçbirini anlayamıyor bazen.
Sorguluyor hayatı en ince ayrıntısına kadar; düşüyor uçurumdan aşağı, düşünce denizine doğru kayboluyor. Sonra yitip giderken hayalleri, hedefleri... Sadece yalvarmak geliyor elinden; yalvarıyor sadece Allah'a bir umut, bir ışık görmek için. Sevmek için, sevilmek için... En azından artık canının yanmaması, sızlamaması için artık her zerresinin.
Güvenemiyor artık mesela; bir gün konuştuğu kişiyle ikinci gün konuşası gelmemeye başlıyor. Gözleri ağırlaşıyor, kalbi taş kesiyor, bakışları ağırlaşıyor, sözleri tükeniyor, gülüşleri somurtmalara dönüşüyor. İçinde yaşıyor tüm savaşlarını; birkaç cümle dökülüyor ağzından sadece.
Uzaklaşıyor insanlardan, sevdiklerinden ve hatta ailesinden, ailesi yerine koyduğu insanlardan dahi... Kapatıyor kendini dış dünyaya. Sonra yavaş yavaş başlıyor içindeki savaşı; donuk bakışlar arasında bir bir eritiyor kendini, parçalıyor hayallerini. Daha çok sevmiyor kendini sonra; yaşamak için bir sebep bulamamaya başlıyor.
Yaşadığın bu yoğun anlamsızlık hissi, uyku sorunları ve hayata karşı duyduğun bu derin mecalsizlik gerçekten çok ağır bir yük. Kendini bu kadar yalnız ve çıkmazda hissettiğinde, bir uzmandan (psikolog veya psikiyatrist) destek almanın sana bu karanlık patikada bir ışık tutabileceğini lütfen unutma. Kendine çok yükleniyorsun; bazen sadece durmak ve yardım istemek gerekir.