İnsanın içinde geçmeyen bir boşluk var hani…
Tarif etmeye kalksan kelimeler yarım kalır.
Sanki bütün duygular aynı odada toplanmıştır da hiçbiri kendine ait bir yer bulamaz.
Üzüntü tam oturamaz içine, mutluluk uzun kalamaz, öfke bile yorulur bir süre sonra.
İnsan ne hissettiğini değil de artık neden hiçbir şeyi tam hissedemediğini düşünmeye başlar.
Kalbin içinde sürekli açık kalan kapı misali bi' boşluk…
Kim gelirse gelsin kapanmıyor.
Bazı geceler özlem oluyor, bazı sabahlar anlamsız bi yorgunluk.
Bazen geçmişten kalan bir eksik, bazen daha yaşanmamış şeylerin acısı.
Ve en garibi de şu sanırım;
İnsan zamanla o boşluğu doldurmaya çalışmıyor artık.
Onunla yaşamayı öğreniyor.
Sanki ruhunun bir köşesinde hiç sönmeyen sessiz bir rüzgâr taşıyor gibi…