Sevgili Reha,
Düşünüyorum da, birkaç yıl olmuş. Ama bana hâlâ ilk kez programa bağlanacakmışım gibi geliyor. O heyecan hiç geçmedi. Her şey radyoda sesine denk gelmemle başladı. Sonra ara ara programa telefonla bağlandım. Yeri geldi dertleştik, yeri geldi güldük. Hiçbir şey planlı değildi ama zamanla hayatımın en güzel rastlantılarından biri oldu. Bu yüzden yollarımızın kesişmiş olmasını gerçekten çok önemsiyorum.
Hatırlıyorum da bir gece radyoda Gazapizm'in şarkısını dinledikten sonra "Sırtımda bi' çanta, bilmiyordum hiçbi' şey ben. Çok küçüktüm çıktım evden, çok büyüktü evren" sözleriyle ilgili kendi hayatından bir anını anlatmıştın. Belki hepimiz o çantayla çıktık yola. Neyle karşılaşacağımızı bilmeden yürüdük, düştük, kalktık, öğrendik. Sen ise kendi yolunda yürürken sadece kendin için değil, başkaları için de güzel şeyler yaptın. Sesinle, sözünle ve ürettiklerinle birçok insana dokundun. Cemiyet başta olmak üzere hayatına sığdırdığın işler, bence geride uzun yıllar hatırlanacak izler bırakıyor.
Biliyorum buluta yükü sorulmaz, ama umarım hiçbir yorgunluk, içindeki üretme heyecanını eksiltmez. Umarım seni heyecanlandıran işler yapmaya, insanlara dokunmaya ve en önemlisi kendin gibi kalmaya uzun yıllar devam edersin. Bir dileğim daha var. Yeni yaşında da trip atacak kadar çok sevdiğin insanlar, attığın tripleri gülerek karşılayacak kadar da seni iyi tanıyan insanlar hep yanında olsun. Çünkü kabul edelim, Tripman olman artık biraz alametifarikan oldu :) O tarafını hiç kaybetme. Çünkü en güzel tripler bile insanın sevdiğine atılıyor.
Yeni yaşının sana sağlık, huzur ve içine sinen günler getirmesini diliyorum. Güzel insanların hep yanında olduğu, yüzünü gülümseten haberler aldığın, emeklerinin karşılığını gördüğün bir yıl olsun. Hayat, bugüne kadar başkalarına verdiğin güzel hisleri sana da en güzel hâliyle geri getirsin. Ve en önemlisi...
İyi ki doğdun Reha..