Denemelere Dön Kendime Söyleyemediklerim

Kendime Söyleyemediklerim

Ulan Musa @musafalan 16 August 2026

Ben aslında ne zaman yorulduğumu bilmiyorum.

Belki de insan bir noktadan sonra yorulmayı bırakıyor, sadece alışıyor. Sabah kalkıyorsun, yüzünü yıkıyorsun, telefona bakıyorsun, birkaç kişiye “iyiyim” diyorsun ve gün devam ediyor. Kimse de gerçekten iyi olup olmadığını sormuyor. Sorsa bile anlatmaya üşeniyorsun. Çünkü anlatmaya başladığında nereden başlayacağını bilmiyorsun.

Ben de bilmiyorum.

Bazen her şey yolundaymış gibi davranıyorum. Gülüyorum, şaka yapıyorum, insanlarla konuşuyorum. Hatta bazılarına gerçekten iyi olduğumu bile düşündürüyorum. Ama insanın kendi içinden kaçması mümkün değilmiş.

Ne kadar kalabalığa karışırsan karış, gece olduğunda yine kendinle baş başa kalıyorsun.

Ben galiba en çok kendime yabancılaştım.

Eskiden bazı şeylere çok anlam yüklerdim. Bir insanın mesajına, bir şarkıya, bir bakışa, bir cümleye. Şimdi ise çoğu şeyin sonunu önceden tahmin ediyorum. Güzel başlayan şeylerin biteceğini, çok sevdiğim insanların bir gün uzaklaşabileceğini, verdiğim değerin her zaman karşılığını bulmayacağını öğrendim.

Ama yine de vazgeçemiyorum.

İnsanlardan değil sadece. Umut etmekten de vazgeçemiyorum.

Belki de en büyük çelişkim bu. Bir yanım artık hiçbir şeyi umursamak istemiyor, diğer yanım ise küçücük bir ihtimale bile tutunuyor. Bir mesaj gelir mi diye telefona bakmak, bir insan geri döner mi diye düşünmek, yarın bugünden daha iyi olur mu diye kendini kandırmak...

Kandırmak diyorum çünkü bazen umut etmekle kendini kandırmak arasındaki farkı anlayamıyorum. Yine de insan bazı şeyleri bile bile yapıyor çünkü insan bazen gerçeği bilmektense ihtimale inanmayı seçiyor. Belki ben de çoğu zaman bunu yaptım. Bazı geceler geçmişi düşünüyorum. “Şöyle yapsaydım ne olurdu?” diye soruyorum kendime. Sanki geçmişe dönüp birkaç cümleyi değiştirsem bütün hikaye başka türlü yazılacakmış gibi. Oysa bazı hikayelerin değişmesi için cümleleri değil, insanı değiştirmek gerekiyor.

Ben değiştim mi, bilmiyorum.


Sadece eskisi kadar belli etmiyorum artık.

Kırıldığımda susuyorum. Özlediğimde yazmıyorum. Canım yandığında şaka yapıyorum. Bir şeyleri kaybettiğimde “olsun” diyorum.

Ve bazen gerçekten “olsun” oluyor.

Çünkü insan her şeyi taşıyamıyor.

Ben de taşıyamadığım şeyleri içimde biriktirdim. Sonra bir gün fark ettim ki, içimde baskalarına ait cümlelerden, yarım kalmış hikayelerden ve söyleyemediğim vedalardan kocaman bir oda yapmışım.

Kimse bilmiyor. Belki ben bile tam olarak bilmiyorum.

Ama hala buradayım.

Sanırım en garip tarafı da bu.


Onca şeye rağmen hala bir yerlerde güzel bir şeylerin olabileceğine inanıyorum. Belki çok az. Belki eskisi kadar güçlü değil. Ama tamamen kaybolmadı.

Ve belki insanın kendine verebileceği en büyük sans da budur:

Her şey bittikten sonra bile, “belki” diyebilmek.

Ben hala “belki” diyorum.

Kimse duymasa da.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap.

← Tüm Denemeler
#picemiyeti
Pişman İnsanlar Cemiyeti
Canlı Yayın • Karma Türkiye     Canlı Yayın • Karma Türkiye