Denemelere Dön İleriye

İleriye

Ulan Musa @musafalan 25 August 2026

Bir süredir kendime şunu söyleyip duruyorum: Canım yanıyor diye olduğum yerde kalmak zorunda değilim. Eskiden acıyan her yerime dönüp bakardım. Neden oldu, nerede yanlış yaptım, kim neden gitti, neden bazı şeyler benim istediğim gibi olmadı. Aynı soruların etrafında dönüp dururdum. Bir cevabı bulursam her şey düzelecek sanırdım. Meğer insan bazen cevabı bulduğu için değil, artık cevabı aramaktan vazgeçtiği için iyileşiyormuş.


Şimdi bazı şeylerin cevabını bilmiyorum. Belki hiçbir zaman da bilemeyeceğim. Ve ilk defa bununla kavga etmiyorum.

Canım hâlâ yanıyor.

Bunu saklamaya çalışmıyorum. Güçlü görünmek için kendime yalan söylemek istemiyorum. Bazı geceler içimde eski bir sızı beliriyor. Bazen hiç beklemediğim bir şarkı, bir sokak, bir cümle, bir insanın yüzündeki küçücük bir ifade beni yıllar önce bıraktığım bir yere götürüyor. Bir anlığına yine o eski halime dönüyorum. Ama artık orada kalmıyorum.


Eskiden bir anının içine düşerdim, şimdi içinden geçiyorum.

Galiba değişen şey bu.

Çünkü insanın iyileşmesi, hiçbir şeyi hatırlamaması değilmiş. Bazı şeyleri hatırladığında artık eskisi kadar dağılmamakmış. Bir zamanlar seni gecelerce uykusuz bırakan şeyin, günün birinde sadece içinden geçen kısa bir sızıya dönüşmesiymiş.


Ben de bunu öğreniyorum.

Kabullenmek benim için hiçbir zaman kolay olmadı. Sanki kabullenirsem yenilmiş olacağımı düşündüm. Bir şeyin bittiğini kabul etmek, bir insanın hayatımdan çıktığını kabul etmek, bazı hayallerin hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini kabul etmek Bunların hepsi bana vazgeçmek gibi geldi.


Oysa şimdi anlıyorum.

Kabullenmek vazgeçmek değilmiş.

Kabullenmek, artık değiştiremeyeceğin şeylerle savaşmayı bırakıp değiştirebileceğin yere yönünü çevirmekmiş.

Ben yönümü çeviriyorum.

Geçmişe sırtımı dönüp hiçbir şey olmamış gibi davranarak değil. Yaşadıklarımı yanıma alarak. Kırıldığım yerleri, kaybettiklerimi, yanlışlarımı, pişmanlıklarımı… Hepsini.


Çünkü artık biliyorum ki insan sadece güzel anılarıyla büyümüyor. Bazen en çok kırıldığı yerlerden öğreniyor kendini. Kim olduğunu, ne istediğini, neyi hak ettiğini, neleri bir daha hayatına almak istemediğini


Ben de biraz kendimi tanıyorum artık.

Eskisi kadar her şeyi düzeltmeye çalışmıyorum. Her insanı hayatımda tutmak, her gidişin arkasından koşmak, her sessizliğin anlamını çözmek zorunda olmadığımı öğrendim.

Bazı insanlar gider.

Bazı kapılar kapanır.

Bazı hikâyeler yarım kalır.

Ve hayat, bütün bunlara rağmen devam eder.


Belki de hayatın en güzel tarafı bu. Her şey istediğimiz gibi gitmediğinde bile önümüzde yeni bir sabah bırakması.

Ben artık o sabahlara bakıyorum.

Eskiden yarını düşününce içimde bir ağırlık olurdu. Şimdi hâlâ korkularım var elbette. Ne olacağını bilmiyorum. İşlerim nasıl olacak, hayatım nereye gidecek, kimler kalacak, kimler gelecek bilmiyorum.


Ama bilmemenin eskisi kadar korkutucu olmadığını fark ettim.

Çünkü artık her şeyin güzel olacağına dair büyük sözler vermiyorum kendime.

Sadece ne olursa olsun, kendimi yarı yolda bırakmayacağıma söz veriyorum.

Belki yarın yine canım yanacak.

Belki yine bir şeyler istediğim gibi olmayacak.

Belki yine birini özleyeceğim, yine geçmişe dönmek isteyeceğim, yine kendime kızacağım.

Olsun.

Bunların hiçbiri yürümeme engel değil. Çünkü artık biliyorum; güçlü olmak hiç düşmemek değil. Düştüğünde kendine kızmadan kalkabilmek.

Ben kalkıyorum.


Üzerimde hâlâ geçmişin tozu var. Bazı yaralarım kapanmadı. Bazı sorularım cevapsız. Ama artık bunların hiçbirini hayatımın tamamı sanmıyorum.

Ben yaşadıklarımdan ibaret değilim.

Kaybettiklerimden de ibaret değilim.

Beni kıran insanlardan, gerçekleşmeyen hayallerden, yanlışlarımdan, pişmanlıklarımdan daha fazlasıyım.

Önümde hâlâ yaşayacağım günler var.

Henüz tanımadığım insanlar, henüz görmediğim şehirler, henüz gülmediğim kahkahalar, henüz kurulmamış sofralar, henüz duymadığım cümleler var.

Belki hayatın bana hazırladığı güzelliklerin çoğundan henüz haberim bile yok.


İşte bu düşünce bana iyi geliyor.

Çünkü geçmişte ne bıraktığımı artık değiştiremem ama önümde ne olduğunu hâlâ bilmiyorum.

Ve ben ilk defa bilinmeyenden kaçmak yerine ona doğru yürümek istiyorum.

Canım yanıyor.

Ama iyiyim.

Eksiklerim var.

Ama tamamlanmayı bekleyen bir hayatım da var.

Kırıldım.

Ama hâlâ sevilecek, inanılacak, gülecek ve yeniden başlayacak kadar içimde yer var.

Bu yüzden artık geçmişe dönüp “Keşke” demek yerine, önüme bakıp “Bakalım” diyorum.

Bakalım hayat beni nereye götürecek.

Bakalım ben kim olacağım.

Bakalım bir gün bugünleri hatırladığımda, bütün bu acıların beni nereye taşıdığını anlayabilecek miyim.


Şimdilik bilmiyorum.

Ama yürümeye devam ediyorum.

Çünkü bazı yollar nereye çıktığını bilmeden yürünür.

Ve belki insanın kendine verdiği en güzel söz şudur:

Canım yansa da durmayacağım.

Bu defa geçmişi unutmak için değil, geleceğe yetişmek için yürüyorum.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap.

← Tüm Denemeler
#picemiyeti
Pişman İnsanlar Cemiyeti
Canlı Yayın • Karma Türkiye     Canlı Yayın • Karma Türkiye