Merhaba kendim... Korkma korkma anlatacak birşeyim kalmadı artık sana. Anlıyorum seni de defalarca aynı şeyleri tekrar duymaktan sıkıldın. Sanki bir olayı defalarca farklı şekillerde anlatınca acısı geçiyor. Geçmiyor kabullendim artık galiba bende susmayı tercih senin istediğin gibi. Kelimeleri aynı duyguyla tüketmenin anlamı yok, haklısın. Sana da çok hak veriyorum galiba bugün. Benim haklı çıkamadığım dünyada en azından bana karşı sen haklı çık biraz hakkındır. Her insanın olduğu gibi sende haklı ol. Ben susayım.
Hayat devam ediyor görüyorum. İnsanlar bir yerlere yetişmeye çalışıyor, gülüyorlar, üzülüyorlar, seviyor, ayrılıyorlar, kavga ediyorlar. Ben bütün bu dünyanın telaşında seninle konuşuyorum sana kaçıyorum. Camın arkasından olanı biteni gideni geleni, hayatın içindeki mücadeleleri seninle beraber izliyorum. Sende şikayetçisin biliyorum sürekli seni meşgul etmemden. Beni teselli etme lütfen biliyorum sende rahatsız oluyorsun benden. Sana bile fazlayım. Sığamadım bir yere... suçlu benim sen değil. Sende içime hapsedildin sonuçta. Mağdur olan sensin...
Biliyor musun kimseye belli etmiyorum, belli olmasın diye kaçıyorum herşeyden ama gün geçtikçe eksiliyorum. Geçmişi özlüyorum galiba artık. Aaa bak doğru haklısın. "Benim özlediğim geçmiş değil, o zaman ki halim" eski ben şimdi ki bene çok uzak kalmış.
Saçmalamıyorum insan kendinden böyle uzaklaşıyormuş işte.
Keşke bu kadar yorgun olmuş olmasaydım da bazı şeylerin düzelebileceğine hala inanıyor, olsaydım.
Yok ama olmuyor öyle senin dediğin gibi. Yeni güne yeni umutlar ekilmiyor. Korku var diyorum içimde anlamıyorsun benim kurduğum hayali başkası yaşarken izlemenin korkusu.
Seni kaybeden biri oldu mu hayatında?
Kimse beni kaybetmedi biliyor musun?
Hatta ben bile kendime yavaş yavaş uzaklaştım.
Bütün yaşananların suçlusu ben miyim şimdi? İnsanların hiç mi suçu yok... Herşeyin suçlusu da ben değilim beni o kadar kötüleme. Kötü olabilirim o kadar değil. Kendime olan kötülüğüm tamam sen bu konuda haklısın. Kendime karşı çok acımasız biriyim ama asla insanlara karşı değil.
Kimseye kızgın değilim hatta bak kendime bile kızgın değilim. Bazı şeylerin böyle olması gerekiyormuş. Değiştirmedim çoğu şeyi olmadı başaramadım. Bende diğer insanlar gibi değiştirmediğim şeyleri kader deyip susmayı öğreniyorum.
Herşeyi bu kadar görme bu kadar duyma ne olur ki?
Kimsenin farketmediği bir yerde, insan içinde eksile eksile yaşarken nasıl duyarsız olur nasıl görmez söyler misin?
Bu durumda mutsuzluk veya mutlu olacağına herşeyin birgün çok güzel olacağına olan ümidini kaybet üzmüyor insanı, canını bunlar sıkmıyor. Buna alışmış olmak insanı tüketiyor. İçten içe bir çürüme yaşıyor insan ve sende benimle beraber çürüyorsun özür dilemiyorum bu benim suçum değildi. Neyim mi var? Hiçbir şey.