İnsan bazen yaşadığı her şeyin ardından kendisiyle baş başa kalıyor.
Kimseye anlatmadan, kimseyi suçlamadan, hatta bazılarını hala severken kendi vicdanının karşısına geçiyor.
“Ben nerede sustum, nerede fazla inandım, nerede kendimden vazgeçtim?” diye soruyor.
Asıl muhakeme de burada başlıyor.
Çünkü insan yaşadıklarından sonra değişiyor ama her değişim büyümek olmuyor.
Bazen insan sadece sertleşiyor.
Bazen daha az inanıyor.
Daha az bekliyor, daha az anlatıyor, daha az kapı açıyor.
Sonra bir gün fark ediyor kalbini korumakla kalbini kapatmak arasında ince bir çizgi var.
İşte dönüşüm tam orada başlıyor uzaktan yakın arkadaşım.
Kendisine yapılanları unutmaya çalışmadan affetmeyi öğreniyor.
Eskisi kadar saf kalamayacağını kabul ederken yine de kötüleşmeme mücadelesine tutuşuyor.
Güvenmekten korkarken de artı kimseyi suçlamıyor.
Sevilmediği yerlerden çıkarken sevgisiz birine dönüşmemek en çok yoran his durumu oluyor.
Belki de büyümek biraz bu.
Yaşananların insanın karakterini belirlemesine izin vermemek.
Çünkü hayat bazen insanın elinden çok şey alıyor.
Ama geriye kendine kalacak olanların ne olacağına yine insan karar veriyor.
Belki her yeni gün bir şeyleri değiştiriyor.
Bir düşünce, bir alışkanlık, bir bakış, bir insan, bir vedâ…
Ama dönüşüm başka.
Dönüşüm, insanın eski hâliyle yeni hâli arasında sessizce hesaplaşması.
Eski yaralarını inkâr etmeden yeni bir kalp kurmaya çalışması.
Ve bu yüzden sancılı.
Çünkü insan yalnızca değişmiyor;
bazı huylarını, bazı beklentilerini, bazı insanları, hatta kendisi hakkında yıllardır inandığı bazı duyguları da uğurluyor.
Belki en zor tarafı da bu:
Yeni birine dönüşürken, eski kendine haksızlık etmek istemiyor.
Çünkü o eski hâli de elinden geleni yaptı.
O da bilmeden kırıldı.
O da yanlış insanlara güvendi.
O da bazen susarak, bazen fazla severek, bazen hiçbir şey söylemeyerek elinden geldiğince yaşamaya çalıştı.
Şimdi ise insan, bütün bunların ardından başka biri oluyor.
Daha temkinli ama tamamen taş kalpli değil.
Daha yalnız ama kendinden uzak değil.
Daha az beklentili ama içinde küçücük bir iyiliği koruyor.
Ve bence dönüşüm;
Hayatın seni değiştirmesine izin verirken, seni hayatta en çok incitenlere benzememek.
Aynı insan değilsin artık.
Ama ama kalbi yerinde kalsın
Belki bütün mesele de budur uzaktan yakın arkadaşım.