Denemelere Dön Belki..

Belki..

Hurdahaş Biri @hurdahasbirben 17 October 2026

Belki de insan en çok, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını anladığı yerde yaşlanıyordu. İçinde gömdüğü şeylerin öldüğünü sanıyordu, oysa bazı şeyler yalnızca karanlıkta yaşamayı öğreniyordu. Ben kendi karanlığımı tanıyorum artık. Hangi hatıranın canımı acıtacağını, hangi ihtimalin içimde bir mezar kazacağını biliyorum. Yine de bazı geceler, insanın kendini kurtarmaya gücü yetse bile kurtulmak istemediği bir yer oluyor içinde. Ben orayı da biliyorum. Yalnızca artık orada yaşamıyorum.


Oradan bütünüyle çıkmış da sayılmam. İnsan bazı yerleri terk ederken kapıyı kapatmıyor. Yalnızca bir daha hangi sebeple olursa olsun geri dönmemeye karar veriyor. Ardında bıraktığı şeyin hâlâ kendisine ait olduğunu bilmek, onu geride bırakmaktan daha ağır bazen. Çünkü unutmak dediğimiz şey, hafızanın yaptığı bir iyilik değil. İnsan hatırlamaya devam ediyor, yalnızca hatırladıklarının kendisinden ne götüreceğine artık eskisi kadar karar veremediğini fark ediyor.


Ben de zamanla bazı sorularımı cevapsız bırakmayı öğrendim. Her şeyin bir açıklaması, her gidişin makul bir nedeni, her suskunluğun ardında çözülebilecek bir düğüm olması gerekmiyormuş. Bazı şeyler, insanın aklında yer kaplamaktan başka hiçbir işe yaramadan yıllarca kalabiliyormuş. Üstelik en çok da onlara anlam vermeye çalışırken kendinden eksiliyormuş insan.


Şimdi geriye dönüp baktığımda, neyi kaybettiğimi tam olarak söyleyemiyorum. Belki bir ihtimali, belki kendimin hiç gerçekleşmemiş bir hâlini, belki de bir zamanlar bazı şeylerin başka türlü olabileceğine inanan o yabancıyı. Bildiğim tek şey, onunla aynı yerde durmadığım. Aynı kelimelere aynı anlamları yüklemiyorum artık. Bir zamanlar içimde koca bir gürültü koparan şeyler, şimdi yalnızca adını duyduğumda başımı çevirmeme neden oluyor.


Bunun iyileşmek olup olmadığını bilmiyorum. Belki de insan, acısının biçimine alışıyor. Onu taşıyabileceği bir yere koymayı öğreniyor. Her sabah yeniden başlayan hayatın içinde, bazı yaraların kapanmasını beklemeden de yol alınabildiğini görüyor.


Ve bir gün, hiç beklemediği bir anda, eskiden kendisini paramparça edecek bir ihtimalin karşısında duruyor. İçinde hiçbir şey yıkılmıyor. Ne bir zafer hissi geliyor ne de geçmişe söylenecek son bir söz. Yalnızca, o ihtimalin artık kendisine ulaşamadığını fark ediyor.


İşte o an anlıyor insan. Bazı şeyler geride kalmıyor aslında. İnsan, onların kendisinde ulaşabildiği son yere kadar gidiyor. Sonra orada, kimsenin görmediği bir sınır çiziyor.


Benim çizgim de orada...


Ne geçmişin bittiği yerde ne de geleceğin başladığı yerde. Tıpkı duvar kâğıdının altında yıllarca gizlenmiş, yüzeyi ne kadar pürüzsüz görünürse görünsün nemi içine çekmeye devam eden bir duvar gibi. Dışarıdan bakıldığında hiçbir şey belli olmuyor. Renk yerinde, desen bozulmamış, çatlakların üzeri özenle örtülmüş. Oysa kâğıdın arkasında sıva kabarmış, karanlık duvarın içine işlemiş, bazı yerler çoktan çürümeye başlamış.


Ben de kendimdeki o duvarı tanıyorum artık. Üzerine ne sürülürse sürülsün alttaki karanlığın rengini değiştirmediğini, bazı izlerin silinmediğini, yalnızca bir süreliğine gözden uzak kaldığını biliyorum. Yine de her şeyi söküp atmaya niyetim yok. Çünkü insan bazen yıkıntının tamamını onaramıyor. Yalnızca hangi duvarın önünde artık bir hayat kurmayacağını öğreniyor..

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap.

← Tüm Denemeler
#picemiyeti
Pişman İnsanlar Cemiyeti
Canlı Yayın • Karma Türkiye     Canlı Yayın • Karma Türkiye