Belki de bazı kapılar,bize başka bir yol göstermek için kapalı kalıyor.Bazen en büyük cesaret,son bir kez daha çalmak değil,arkanı dönüp gidebilmek oluyor.Çünkü insan,başkalarının açmasını beklediği kapıların önünde kendi ömrünü tüketmemeli.Bazı vedalar,bir şeyleri kaybetmek değil,kendine yeniden kavuşmaktır.
Elbette geride bırakmak kolay değil.İnsan,yaşanmamış bir hayatın,gerçekleşmemiş hayallerin,hiç yaşanmamış ihtimallerin bile yasını tutuyor.Çünkü bazen vazgeçmek,yalnızca bir şeyi değil,onunla birlikte hayalini kurduğun geleceği de uğurlamak demek.
Bir gün,bütün soruların cevabını bulmadan da devam edebileceğini öğreniyorsun.Kendini bir ihtimalin gölgesinde bekletmekten vazgeçip yeni bir yol arıyorsun ve dönüp geriye baktığında,asıl acının o kapının hiç açılmaması olmadığını anlıyorsun.Asıl acı,bir gün açılır umuduyla beklerken kendi hayatını ertelemiş olmak.
Çünkü bazı kapılar açılmaz,bazı insanlar geri dönmez,bazı hayaller yalnızca hayal olarak kalır.Hayat yine de devam eder.Ve insanın en büyük pişmanlığı,kaybettiklerine değil;onları beklerken kendinden kaybettiklerine ağlamak olur.