Denemelere Dön Kendime Bile Yetişemediğim Bir Yerdeyim

Kendime Bile Yetişemediğim Bir Yerdeyim

Ulan Musa @musafalan 31 October 2026

Bazen her şeye yetecekmişim gibi hissediyorum. Her şeyi toparlayabilir, herkese yetişebilir, her sorunun altından kalkabilirmişim gibi geliyor. Bir işe girişiyorum, bir şeylerin peşinden koşuyorum, insanlara yetişmeye çalışıyorum. Sonra bir bakıyorum, kendime bile yetişememişim. Ne istediğimi, ne hissettiğimi, nereye gitmek istediğimi bilmeden bir şeylerin arasında kaybolmuşum. En garibi de bunu fark ettiğim halde hiçbir şey yapamıyor oluşum.

Sürekli düşünüyorum. Bazen düşünmek istemediğim insanları bile düşünüyorum. Sevmesem de düşünüyorum, güvenmesem de hesap ediyorum, hayatımda bir yeri olmasa da ne yapacağını, ne düşüneceğini, nasıl davranacağını kafamda tartıyorum. İnsanların ne hissettiğini anlamaya çalışırken kendi hislerime yabancılaşıyorum. Birilerinin kırılmaması için gösterdiğim özeni kendime göstermediğimi fark ediyorum. Sanki herkesin hayatında bir sorumluluğum var da kendi hayatımda misafir gibiyim.

Güçlü görünmek zorunda hissediyorum kendimi. Çünkü ne zaman biraz olsun kendimi bıraksam, ne zaman bir şeylerin canımı yaktığını belli etsem, bunun bir gün karşıma çıkabileceğini öğrendim. Her açık verdiğimde biraz daha güvensiz oldum. Her içimi açtığımda biraz daha sustum. Şimdi dönüp baktığımda sırtımdaki bıçakların sayısını bile hatırlamıyorum. Belki de artık saymayı bıraktım. Ama insanın canını en çok yakan şey, bir zamanlar yanında rahatça savunmasız kalabildiği insanlara karşı bile kendini korumak zorunda hissetmesiymiş.

Bir de son zamanlarda kendime bile açıklayamadığım bir sakinlik var içimde. Ne eskisi gibi heyecanlanabiliyorum ne de eskisi gibi tepki verebiliyorum. İnsanlarla konuşuyorum, gülüyorum, hayatın içinde bir şekilde var oluyorum ama bazen hiçbir şey hissetmediğimi fark ediyorum. Bu hissizlik mi, yorgunluk mu, yoksa artık bazı şeyleri içimde taşıyacak yerimin kalmaması mı bilmiyorum. Bildiğim tek şey, bu kadar sakin olmamın bile beni huzursuz ettiği. Sanki içimde sürekli tetikte bekleyen bir taraf var. Her şey yolundaymış gibi davranırken kendi içimde bir şeylerin yolunda olmadığını biliyorum.

Uyumak istiyorum mesela ama uyumamam gerekiyormuş gibi hissediyorum. Gözlerimi kapattığımda dinlenmek yerine düşünmeye devam ediyorum. Geçmişi sorguluyorum, geleceği hesaplıyorum, insanları anlamaya çalışıyorum, kendime sorular soruyorum. Bazen bir gecenin içine koca bir ömür sığdırıyorum. Sabah olduğunda ise yine aynı insan olarak uyanıyorum. Değişen bir şey olmuyor, yalnızca biraz daha yorulmuş oluyorum.

Belki de artık ne istediğimi biliyorum. Öyle büyük bir hayat, herkesin imreneceği bir düzen, bitmek bilmeyen başarılar istemiyorum. küçük bir evim olsun istiyorum. Mümkünse denizi gören bir penceresi, küçük bir bahçesi olsun. Sevdiğim insanlarla kurduğum bir ailem olsun. Sabah uyandığımda kimin ne düşündüğünü, kimin ne yaptığını, kime ne yetiştirmem gerektiğini düşünmeyeyim. Bir kahvaltı masasında oturayım, günün nasıl geçeceğini merak edeyim ama sonunun ne getireceğinden korkmayayım. Akşam olduğunda başımı yastığa koyduğumda kimseyle hesaplaşmam gerekmesin. Ne birinin sevgisinden şüphe edeyim ne de birinin hayatımda kalması için kendimden bir şeyler eksilteyim.

Sanırım ben biraz da güvende hissetmek istiyorum. Birinin yanında kendimi anlatırken kelimelerimi seçmek zorunda kalmayayım. Bir şeyleri yanlış anlar mı, bir gün karşıma çıkar mı, bunu başkasına anlatır mı diye düşünmeyeyim. Herkesin niyetini çözmek, her davranışın altında bir anlam aramak zorunda kalmayayım. Çünkü insan bir süre sonra kimseye güvenememekten değil, sürekli güvenmek zorunda kalacağı birini aramaktan yoruluyor.

Bütün bunların arasında kendime de haksızlık etmek istemiyorum. Ben de hata yaptım, yanlış kararlar verdim, bazen yanlış insanlara fazla anlam yükledim. Belki bazı şeyleri gereğinden fazla büyüttüm, belki bazılarını zamanında söyleyemedim. Ama artık her şeyin sorumluluğunu üzerime alarak yaşamaktan vazgeçmek istiyorum. Her yaşananın suçlusunu kendimde aramak, her bitenin ardından nerede eksik kaldığımı sorgulamak istemiyorum. Bazen insanların tercihleri yalnızca kendileriyle ilgilidir ve bunu kabullenmek gerekiyor.

Şimdi kendimle yüzleşmem gerektiğini biliyorum. belki uzun zamandır ertelediğim bazı meseleleri konuşmak, belki de ilk defa gerçekten kendimi dinlemek gerekiyor. Bunu bir yenilgi olarak görmüyorum. Çünkü ne kadar güçlü görünürsem görüneyim, ben de yoruluyorum. Benim de kafamın susmaya, kalbimin dinlenmeye, hayatın biraz olsun kolaylaşmasına ihtiyacım var.

Yine de kendimden kaçmayacağım. Geçmişteki halimden de, bugünkü halimden de, olmak istediğim insandan da utanmıyorum. Hepsi benim ve hepsi bugüne gelmemde bir şekilde pay sahibi. Yalnızca artık kendimi sürekli bir şeylere yetiştirmek zorunda hissetmek istemiyorum. Herkese yetmeye çalışırken kendime eksik kalmak istemiyorum.

Belki bir gün gerçekten istediğim o hayata kavuşurum. Belki bir sabah uyanır, kahvemi alır, denize karşı oturur ve uzun zamandır ilk defa hiçbir şeyi düşünmeden günü karşılarım. O gün geldiğinde geride bıraktığım bütün bu gecelere dönüp bakar mıyım bilmiyorum. Ama umarım o zaman kendime kızmam, neden bu kadar yoruldum diye hesap sormam.

Çünkü ben artık hayatı kazanmak için sürekli savaşmak istemiyorum. Biraz yaşamak, biraz sevilmek, biraz anlaşılmak ve en önemlisi kendi hayatımın içinde kendime de yer açmak istiyorum.

Galiba artık herkese yetişmeye çalışmayı bırakıp kendime ulaşmamın vakti geldi.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap.

← Tüm Denemeler
#picemiyeti
Pişman İnsanlar Cemiyeti
Canlı Yayın • Karma Türkiye     Canlı Yayın • Karma Türkiye